düşün dur

Yaban bitkilerini uğraş edinmek hayalim 2010 yılında Ege’ye taşınmamla başladı. Otun bilgisini edinebilmenin en mümkün olduğu yere taşınmışım bilmeden. Ne pazarları vardı, çeşit çeşit otun sıralandığı tezgahları vardı yaş almış teyzelerin. Derken yoluma yoldaşlık edenlerden öğrenmeye başladım ama henüz yola girmemiştim de sanki yöresinden yürüyordum. Bugün biraz daha yoldayım gibi geliyor. Ve başım dönüyor, hep döndü, bu yasa tanımaz çeşitlilik karşısında. Sağlıklı beslenme üzerine yapılan her tartışma o kadar boş beleş geliyor ki. Tabii bu ben erdim, boşuna konuşmayın demek değil, haddim değil, konuşulsun ama bilinsin ki bu yaşam biçimi içinde sağlık aranmaz, aransa da bulunmaz, bulunsa da bir yeteri olmaz. Elimizden geleni o denli azalttılar ki, yetmez yaşamaya. El, el olduğunu unuttu, tuş göstergeci olarak çalışıyor, toplamaya, devşirmeye, kurmaya, onarmaya heves ettiği mi var, hazırı var. Heves etse ne olacak, zamanı var mı, zaman demeyelim ona, hayatı var mı? Anuk’u gördünüz mü hiç, ben geçen bahar gördüm; Ziziphora capitata (Anuk, Dağ Reyhanı, Zatır)

Tüm Ziziphora türlerinin toprak üstü kısımları yemeklere koku ve lezzet vermesi amacıyla kullanılırmış. Ziziphora clinopodioides, Ziziphora taurica, Ziziphora tenuior türleriyle aynı zamanda çay da yapılırmış. Otlu peynire, tarhanaya girermiş. Böyle kokulanan bir dimağı düşün, düşün dur.