dünyanın hafızası

Haylan kabağı/Sıyırma kabak ile ilgili paylaştığım herşeyi unutun. Sabırsızlık edip ektiğim tüm kabak türlerinin meyvelerini beklemeden paylaşmışım. O tüylü yuvarlacık küçük kabak başka bir türe aitmiş, ki büyümemeyi tercih etti , kim olduğunun cevabı hâlâ meçhul.

Haylan kabağı ise buymuş. Kimse düzeltmediğine ve bu yavrucuk halinin internette fotoğrafı olmadığına bakılırsa pek de bilinmiyor bu tür. Ama bolca yemek tarifi var. Buradan, ne yediğimize, o yemekteki sebzenin nerede, nasıl büyüdüğüne pek bakmadığımız sonucunu çıkarabiliriz sanırım. İşte o leziz tariflerin sultanı böyle böyle büyüyor. Dönüp dolaşıp tohuma geliyorum. Elimizdekinin kıymetini bilmediğimize, paylaşmaya değer görmediğimize, bahçemizi bir vesileyle ziyaret eden tohumun hep orada kalacağına, kalmasa da olacağına inanmanın ipini koparıp, bu meyvenin ipine atıyorum düğümü. Büyüdüğü yerin hemen yanında da dünyanın hafızası duruyor. Bir işaret gibi.

Tırmanmak için aranırken sineklik telini ve oradan da bir Sumak çalısını bulmuş. Zaten neyi bulabilir ki her yer Sumak doluyken. Geç ektiğim için büyütüp tohum alabilecek miyim bilmem. Ama en kötü ihtimal tohumlar Antakya’dan gelecek; Havva teyzemin bahçesinden, elinden.

Bir cevap yazın