çoğalmanın yolları

Bazen bitkiler ayrılık dağlarını aşamaz. Dağın öte yüzüne bir geçebilse orayı kendi evi gibi benimseyebilir oysa. İçinde tohum taşıyan kuşlar da aşamaz bazen bu dağları, kürklerine tohum yapışmış hayvanlar da. Rüzgar da dağın yamacına döker tohumları. O zaman insanlara iş düşer. Böyle ne çok bitkiyi taşımışız.

Bilyalı kekiğin (Origanum onites) fidelerini Ege dağlarından indirip Burhaniye ovasına dikmiştim önce, sonra Tarsus’un bir köyüne geldiler, şimdi de Silifke’ye. Arkalarında kardeşlerini bıraktılar elbet. Onlar orada, bunlar burada memnun, üzerinde konaklayan her mahlukat da öyle. İlk sene bir, sonraki sene iki çelik çoğaltayım derken, sardılar bahçeyi boylu boyunca. Bir de bu fideleri isteyene vermesi var ki; bir köşeye kendimi de ekmişim, dağın öte yüzünü görecekmişim gibi seviniyorum.

Çelik alma: Şubat ayı boyunca ve Mart ortasına kadar Kekik, Mercanköşk, Adaçayı, Biberiye, Çoban çırası, Zahter, Lavanta, Karabaş otu vb. bitkilerde odunsulaşmış dal verev bir şekilde kesilir ve uygun bir yere dikilir. Toprak nemini kaybettikçe sulanır. Tuttuktan sonra çok uzun kuraklık dönemleri hariç su istemezler. Bu gibi tıbbi ve aromatik bitkileri fazla sulamak içeriklerinin ve tadlarının olumsuz yönde değişmesine neden olur.