çiçek gibi yazılar, sözler, söyleşiler

Salgın sürecinde çiçek görmüş kadar sevindiğim yazılar oldu. Bunları bu başlık altında toplayacağım;

“kasırgaların olmaya devam edeceğini biliyoruz”

“Dayanışmayı en temel aşılardan biri görmemiz gerek.”

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2020/03/23/mike-davis-ev-hapsi-degil-sosyal-mesafelenme/

“Yiyeceklerin nerelerde yetiştiğini bulmak, daha fazlasını yetiştirmek ve kendimizi hazırlamak için şimdi tam zamanı. Kim bakım ve gözetim işinde daha iyi, kimin boş odası var, kim arabaya düz kontak yapabilir ya da bitkisel yağdan yakıt üretebilir? Ateş düşürücü etkisi olan, bağışıklık sistemini güçlendiren bitkileri bilen kim? Yaşça büyük arkadaşım, değiştiremediğimiz şeyler için, daha ne olacağını bilmediğimiz şeyler için endişelenmek ve stres yapmak yerine enerjimizi böyle şeyleri düşünmeye harcamalıyız, … Eğer bunların hiçbirini bilmiyorsak öğrenelim ve öğrendiklerimizi paylaşalım.”

“Bu kısa sürecek bir şey değil, yeni örgütlenme ve sürece müdahale, dayanışma biçimleri yaratabilmek için, şimdiden, “diğeri” ni görmeyen bir iyi kalma halinin olamayacağını bilmemiz ve anlatmamız iyi olabilir. Bu sürecin, her koyun kendi hayatını kurtarsın, parası ve imkanı olan da zaten yaşar, yoksulun, sesi çıkamayanın, yaşlıların, zaten hastaların canı da umurumuzda değil şeklinde bir liberal tahayyülle yaşanmasına izin vermeyelim. Fiziksel olarak uzak ama sosyal olarak yakın olmamız lazım her zamankinden çok birbirimize, örgütlerimize, siyasal iradelerimizi birlikte çoğaltmaya ihtiyacımız var. Farklı dayanışma ağları ve girişimler oluşuyor hızla bu çok sevindirici. Başka, dayanışmacı ve kolektif bir “biz” yaratmak zorundayız, bu salgınla ancak öyle başa çıkabiliriz. “

https://www.evrensel.net/haber/400472/prof-dr-melek-goregenli-salgindan-once-de-esit-degildik-salginda-da-esit-degiliz

“Doğanın insanlıktan aldığı intikam” söylemi, dolayısıyla, bu kesimlerin mağduriyetini de görünmezleştiriyor. Olanlardan tüm insanlığın sorumlu olduğuna dair söylem, aynı zamanda, asıl sorumlu tutulması gerekenlere sorumluluklarını gizleme fırsatı tanıyor ve asıl onların çekmesi gereken cezayı da hakkaniyetli olmayan bir şekilde tüm insanlığa eşit olarak dağıtıyor”

https://xxi.com.tr/i/covid-19-ve-antroposen

“Ne yapabiliriz? Kiminle güçlerimizi birleştirebiliriz? Bunları düşünüp, planlayıp, her birimiz kendi bulunduğumuz yerlerde sivil insiyatifler oluşturamaz mıyız? Özellikle 65 yaş üzerine sokağa çıkma yasağının getirildiği bu günlerde en temel ihtiyaçların karşılanması için küçük yardımlaşma grupları kurup, yerel yönetimlerle işbirliğine girebiliriz.”

http://bianet.org/bianet/toplum/221794-simdi-dayanisma-aglari-orme-zamani

“Dayanışma ağları, hızlıca tedarik edici bir güce erişemese de, bir talep oluşturup bunu merkezi otoriteye iletebilecek, kaderine terk edilen çoğunluğun sesi olabilecek yerler ve bu düzeye de gelmeli. Bu bir aciliyet teşkil ediyor. Koronavirüs salgınından kurtulsak bile yarın iklim krizi yüzünden nefes alamayarak, boğularak ölebileceğimizin bilincine varmalıyız. Dolayısıyla bu talepler günlük değil, kalıcı politik talepler.”

https://birartibir.org/dayanisma-ekonomileri/643-salginin-panzehiri-dayanisma

“Sorun gerçekten kamu kaynaklarının yetersizliğinden mi yoksa kamu kaynaklarının hangi kesimlere, nasıl ve ne oranda dağıtılacağı konusunda tercihlerden mi kaynaklanıyor?”

http://bianet.org/bianet/saglik/222485-5-milyon-163-bin-511-kisi-haneye-dort-ay-asgari-ucrete-kaynak

“Bu her ne ise, dünyayı şu ana kadar hiçbir şeyin yapamadığı bir şekilde dizlerinin üzerine çöktürmüş durumda. Zihinlerimiz hâlâ ileri geri çalışıyor, normalliğe dönüş istiyor, geleceğimizi geçmişimize dikmeye çalışıyor ve bu kopuşu reddediyor. Ama bu kopuş gerçek. Ve bu korkunç umutsuzluğun ortasında, bize tekrar kendimiz için yarattığımız kıyamet günü makinesini düşünme şansı veriyor. Hiçbir şey normale dönmekten daha kötü olamaz.”

https://medyascope.tv/2020/04/05/arundhati-roy-bu-salgin-bize-kendimiz-icin-yarattigimiz-kiyamet-gunu-makinesini-dusunme-sansi-veriyor-hicbir-sey-normale-donmekten-daha-kotu-olamaz/

Gelecek Uzun Sürer gelmiş geçmiş en güzel kitap adlarından biri herhalde. Louis Althusser’in otobiyografik eserinin adı korona günlerine de cuk oturuyor gibi. Peki, korona günlerinin sonrasında nasıl bir gelecek var? Ya da bir gelecek var mı? Sex Pistols’a ünlü şarkılarında “Gelecek yok” dedirten neydi? Bugün nasıl bir varoluş “gelecek var” şarkısı yazdırabilir? Franco “Bifo” Berardi’yi dinliyoruz.  “

“Yeni dayanışma grupları, toplulukları, ağları kuruluyor, yerel yönetimler destek hizmetlerini örgütlüyor ya da kurumlar destek olabilecekleri alanları duyuruyor. Bu kriz durumuyla hepimiz elimizden geleni yaparak birlikte mücadele etmeye ve bu kötü günleri birlikte atlatmaya çalışıyoruz. Dayanışma ve destek ağlarımızı geliştirerek umudu paylaşalım…”

https://dayanisma.ekoharita.org

“Covid-19’un belki de tüm salgınlardan en önemli farkı inanılmaz hızlı bilgi akışının olduğu bir haberleşme ve sosyal medya çağında yaşanıyor olması. Bu salgınla mücadele konusunda hem bir avantaj hem de dezenformasyon ve yanlış bilgilerin de aynı hızla yayılıyor olması açısından ciddi bir sorun. Sosyal psikolojide bulaşıcılığın bir türü de “kuralları ihlal etme bulaşıcılığı”dır – ki şu günlerde karantina, sokağa çıkma yasağı ve sosyal mesafe ile ilgili sıkça tartışılan bir konu. Daha fazla bilme hali, kaygıyı tek başına açıklayamaz fakat aşırı bilgiye maruz kalma ya da saplantılı biçimde sadece salgına odaklanma, hem kaygıyı hem de bu ruhsal durumu başkalarına bulaştırma, yayma düzeyini aynı anda artırabilir.”

http://www.gazetekadikoy.com.tr/yasam/tarihte-salginlar-ve-korona-virusu-h16059.html

“Ama hayatta sıklıkla, bireysel ve kültürel olarak olumlu kalma takıntımız, karmaşık, gerçek, saf insani deneyim için alan yaratmamak anlamına da geliyor. İnsanlara zorlandıklarından bahsetmeleri ve özgür hissetmeleri için alan yaratmıyoruz. Bu durum evlerinde yalnız başına ızdırap çekenleri susturma ve utandırma riski taşıyor. Onlara sanki zor zamanlarla duygusal olarak baş edebilmek için kabiliyetleri olmadığı, onlara dair bir şeylerin ters gittiği mesajını veriyor.”

https://buceviriler.wordpress.com/2020/04/12/karantina-guzellemelerini-birakin-bu-bir-ruh-sagligi-krizi

“Salgın, feminist iktisatçıların bakım emeği olarak adlandırdığı şeyin benzeri görülmemiş bir biçimde harekete geçirilmesini gerektiriyor: kendimize, ailemize ve topluluğumuza bakım vermek için çalışmak. Önümüzdeki birkaç hafta ya da ay boyunca birçok insanın hayati bir işe odaklanması gerekiyor: kolektif sağlığımıza bakım sunmak ve evde kalarak binlerce ve hatta milyonlarca yaşamı kurtarmaya yardımcı olmak. “

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2020/04/18/calismanin-degerini-yeniden-dusunmenin-zamanidir/?fbclid=IwAR1Bgk9cIYzMJX01D-a20GrnRNYxdCxBM_1CdHsbb95aNrG9dQIaV9yrOho

“Zira adaletsizlik sadece ilerlemenin meyvelerinin tekrar dağıtımıyla sınırlı değil; tam da gezegenden meyve alma şeklinde. “

https://medyascope.tv/2020/04/22/bruno-latour-artik-uretime-itiraz-eden-bir-sosyalizm-icat-etmenin-zamani/

“Umutsuzluğa kapıldıkça, elbette Feminist Gece Yürüyüşü’nü ve Şili’de bir duvardaki sloganın dediği gibi “normale dönmek istemiyoruz, çünkü problemin ta kendisiydi normal” diyen ve diyecek olan kalabalıkları düşünebiliriz.”

https://birartibir.org/siyaset/699-simdi-neredeyiz-burdayiz

“Net olan şu ki, halkın gücü emsali görülmemiş küresel krize adapte oluyor, hem de daha da güçlenerek. Kolektif yaratıcılığımız zamanla düzenli bir şekilde geliştiği için sürpriz olmamalı bu durum. Aciliyetler yeni fikir ve fırsatların şekil aldığı pota gibidir çoğu zaman. Böyle bir gelişme yeteneğinin ve farkındalığının uzun dönemde ne gibi bir etkisinin olacağını kestirmek güç olsa da, açık olan şu ki halkın gücü azalmadı. Aksine, dünyadaki hareketler uzaktan da olsa organize olmaya uyum sağlıyor, temellerini inşa ediyor, mesajlarını keskinleştiriyor ve gelecek olan sıradaki şey için stratejiler planlıyor.”

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2020/04/29/kuresel-salgin-yeni-aktivizm-bicimleri-ortaya-cikariyor/

“Salgın tehlikesine rağmen tarlasına giden çiftçiler ve tarım işçileri, un sektöründe çalışan işçiler, atık toplayıcıları, içilebilir su temini için gece gündüz çalışanlar başta olmak üzere çok sayıda insanın emeği var evde tezgâhın üzerinde yoğurulan ekmeğin içinde.

İyi ekmek yapmak bireysel değil kamusal bir beceridir.”

http://bianet.org/bianet/yasam/223857-donmek-istedigimiz-yer-bizi-bugun-icinde-oldugumuz-salgina-tasiyan-yerdir

“Örgütlenme, hareketler inşa etme, bir araya gelme –yeni biçimlerde de olsa- yetimiz her zamankinden daha kıymetli. A. Sivanadan’ın söylediği gibi; “insan evlatlarının saf güvenine ve bireyin hiçbir şey olduğuna, birbirimizi kabullenmemiz ve birbirimizce kabul edilmemiz gerektiğine, sadece kolektif faydada filiz verebilip büyüyebileceğimize dair derin bilgi birikimine” tutunmalıyız. “

https://gercegingunlugu.blogspot.com/2020/05/fanondan-solunum-cihazlarna-nefes-alma.html

“Bu tamamen iğrenç –insanları kahraman olarak övmek ve onları korunma olmaksızın tehlikeli koşullara göndermek. İnsanlara risk tazminatı ödemeyi reddetmek. Bir başka ifadeyle, onlara çöp gibi davranmak ama sonrasında da “kahraman satış elemanlarımız ve zorunlu çalışanlarımız” olarak övmek. Sağlık çalışanları da bunun bir parçası. Uygun ekipman ve diğer korumaların olmaması nedeniyle ölürken alkışlandılar.”

https://gercegingunlugu.blogspot.com/2020/07/mike-davis-ile-kuresel-krize-dair-bu.html