sumak ekonomisi

Sumak ne kadar? Yeryüzü pazarı'na ekip, kurutup işlediğim ağırlığını erzak kaplarının oluşturduğu su kabakları, kimi hikayeli süslüler, yine ekip toplayıp kuruttuğum tıbbi ve ıtri bitkiler ve bir hudayinabitle katıldım; Sumak. Pazar boyunca Sumak almak isteyenlerin ve benim de kafamı kurcalayan şey Sumak'ın fiyatıydı. Bunun bir sebebi ziyaretçilerin genel olarak tezgahlardaki fiyatlardan yakınmaları diğeri de benim… Yazının devamı sumak ekonomisi

suç mahali içinde ak noktalar aramak

“İzin vermeyelim kimsenin içimizdeki doğayı bizden ayırmasına. Tek bir çiçek erciğini bile yitirmeyelim, vazgeçmeyelim su tutan bir çakıldan bile.” * Sağlıklı gıdaya nasıl ulaşabilirim, sorusu doğru bir soru mu? Çünkü belki de iyi niyetli parçaların birleşip sağlıklı bir bütünü oluşturamayabildiği başlıklardan biri de, sağlıklı gıda. Bir bütün oluşturmak zorunda mıyız peki? Öyle görünüyor. Yediğimiz, içtiğimiz… Yazının devamı suç mahali içinde ak noktalar aramak

bir su borusunun anıları

-Domuzlarla birlikte- İçme suyu için verdiğimiz mücadele anlatmakla bitmez. Üstelik hâlâ bir takım dilekçeler, telefonlar, görüşmelerle su hakkımız için mücadele etmeye devam ediyoruz. Tam 6 sene oldu. Önce buraya yakın bir kaynaktan şişelerle su taşıdık. Sonra 1 tonluk depoyu arabanın arkasına yükleyip çeşitli zihni sinir projeleriyle getirdik suyumuzu. Neredeyse doksan derece eğimli bir yolda tıngır… Yazının devamı bir su borusunun anıları

peki parasıylan da mı değil?

- Kuyu hakkında düşünmeye devam- Bir kere tam bir kuyu değildi. Aslında buralıların deyişiyle saya* açılmış bir sarnıçtı. Bu yörenin sarnıçları yere çok büyük çukurlar açılıp üzerinin yine taş bloklarla kapatılması, yer yüzeyinin hemen üstünde de, suyun, cazibesiyle akıp sarnıçta birikmesini sağlayan deliklerden müteşekkil. Koca bir kireç kayasına sarnıç yapmak zor bir iş gibi görünebilir… Yazının devamı peki parasıylan da mı değil?

bir kuyudan baktım dünyaya

Sıcaklar başlayınca tıpkı bitkiler gibi su stresine giriyorum. Bu sıcakta güneşin altında duruyor, duruyor, duruyor olmayı hayal etmek çok fena. Etlerim bir yanardağ patlamasını taklit edercesine şişip kabarıyor ve bayırdan aşağı kor olup akıyor. Çölde seraplar çok susuz kalınca mı görülür? Aslında bir bitkinin hiç su istememesi gerek. Bitkiler ihtiyaç duydukları suyu kendi güçleriyle edinebilecek… Yazının devamı bir kuyudan baktım dünyaya

Bitkileri öğrenmek

15 Şubat Cumartesi 2020'de Kültürhane'de gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi iki bölüm halinde yaptık. 2. bölümün metni "Bahçenin Gerçeği" yazısında bulunuyor. Buraya ilk bölümün metnini ekliyorum. Video kayıtları da iki bölüm halinde izlenebilir; https://www.facebook.com/kulturhanemersin/videos/127269855275435/ https://www.facebook.com/kulturhanemersin/videos/488100521795222/ Merhaba. katılımınız için sizlere ve söyleyeceklerimi dinlenmeye değer bulup beni tekrar davet eden Kültürhane’ye ve Çitta’ya çok teşekkür ederim. Bu söyleşiye “bitkileri öğrenmek”… Yazının devamı Bitkileri öğrenmek

Bahçenin gerçeği

Bitkileri tanıma ilminin daha başındayım. Yürümüyorum bile emekliyorum. Ve emekledikçe yol uzuyor. Varılacak bir nokta yok, kestirme yol yok. Nasıl olur da onlar hakkında bir bilgiye sahipmiş gibi konuşabilirim. Ama aklıma bitkileri nasıl tanımaya başladığımı, buna neden ihtiyaç duyduğumu anlatabileceğim düşüncesi geldi. Bu çabayı edinmek için bir ehliyete gerek yok nasılsa. Yine de her hikaye… Yazının devamı Bahçenin gerçeği

Onarıcı bir faliyet olarak yaşamak*

24 Kasım 2019 tarihinde “Onarım” temalı 2. Paylaşmanın Sanaati ve Zanaati Festivali’nde yapılan “Doğayı onarmak-Doğada onarmak” panelinde sadık kalmaya çalıştığım metin. Diğer konuşmacılar; Güneşin Aydemir, Mustafa Bakır ve moderatör Semih Türer’e çok teşekkür ederim. Panel kaydını şu adresten izleyebilirsiniz; https://www.facebook.com/kulturhanemersin/videos/500656323870791/ Merhaba. Tanımayanlar için kısaca kendimi tanıtmakla başlamak uygun olur sanırım; 2010 yılından beri kırsalda yaşıyorum.… Yazının devamı Onarıcı bir faliyet olarak yaşamak*

Dünya için birleş

Her ne kadar ortak etiket olarak belirlenmişse de “İklim için birleş” sloganını çok da içime sinerek kullanmadığımı belirtmeliyim. Bu söylem, çevresinde buluşan başka parametrelerin de etkisiyle yaşadığımız krizle ilgili tüm tartışmaları karbondioksit salınımı üzerinde yapılan “düştü, yükseldi, aynı” tartışmalarına indirgiyor. “Dünya için birleş” diyebilmek isterdim. Çünkü sorun “sadece” karbondioksit seviyeleri değil. Öyle olsa Dünyanın daha… Yazının devamı Dünya için birleş

Hiç kimsenin uykusu

Aubrieta türü (Obrizya). Meyveler olmadan tanısı mümkün olmayan bitkilerden. Ormanda yürürken bir bitki görüyorum, henüz çiçeklerini açmış. Onu tanıdığım bir yerinden tutmaya çalışıyorum, goncalarından. Daha önce gördüğüm bir bitkiyi anımsatıyor. Görüp tanıdığım bir aileyi hatta; Turpgiller'i. Bilmece çözülüyor böylece. Dışarıdan bakan biri için uzmanlık gerektiren bir süreç gibi görünebilir. Hele de şehirden gelmişse. Oysa yaptığım… Yazının devamı Hiç kimsenin uykusu