azamet abası

Mine çiçeği’yle tanıştınız mı hiç? Belki ilkbaharda gözünüze takılmıştır veya bahçenizde yetişiyordur. Bahar başındaki gümrah yaprakları çiçeklenmeye başladığında solup döküldüğü, çiçekleri de küçücük olduğu için farketmek zordur ya bir de sonbaharın görün. Çok yıllık ve çok dallı gövdenin tepesindeki her tohuma durmuş çiçek dalı farklı şekillerde kıvrılır ve bütün yönleri gösterir. Bu dağınıklığın üstünden güneşi görmek, sonbaharı görmek demek benim için. Tam sararıp düşme vakti ama bir kuru parlıyor. Baharda edinmediği azamet abasını şimdi sırtında taşıyor. Haklı bir caka bu. Çünkü toprağa düşen hemen her tohumu filizlenecek. Belli değil mi ışığın konakladığı kıvrımlarından. Birkaç bölge dışında Türkiye’nin hemen yer yerinde yetişiyor. Kurakta, rahatsız edilmiş alanlarda, taşlıkta, çok soğuğa kadar.

Güvercin otu, Demir otu adlarıyla da bilinen Mine çiçeği (Verbena officinalis) tıbbi ve ıtri olarak kullanılan bitkilerden biri. Ancak bu konuda bilgili ve tecrübeli insanların yanaşması gereken otlardan.

Henüz büyücü ve cadılar safsata değil gerçekken ve bu sayede insan kötülüğü büyücü ve cadıların sırtına yükleyebiliyor ve haşa kendisi kötü olmadığı için onları yakmaya, sürmeye de kudret edebiliyorken, büyücüler ve cadılar otlara sarılmasın mı? İşte o otlardan biriymiş Mine otu.